10 Mart 2017 Cuma


Merhaba, yeni paylaşımlar yoldayken, boşluğu mavi bozuk para çantasının son haliyle doldurmak istedim.



Cüzdanın boyutlarında fermuar bulamadığım için, etek fermuarı alıp, fermuar kapalıyken uygun boyda kestim. Kestiğim yeri dikerek sabitledim, böylece sökülmesini önledim. Daha sonra fermuarı açarak cüzdanın iki kenarına içten teğelledim.  Diğer bütün işlemleri bir önceki paylaşımdaki gibi.

Yelek ve bluz  yapımından bahsedeceğim zamana kadar, hoşkalın, mutlu kalın :)

9 Kasım 2016 Çarşamba

Merhabalar herkese, geçmişten bu yana bütün renkler, renk paletleri ve uyumları hep ilgimi çekmiştir. Bu konuya detaylı olarak farklı bir yazıda değincem, bugün çok sevdiğim iki rengin uyumundan oluşan bir cüzdan yapımıyla burdayım. Tabii ki keçeden :)


Salaş bi' takı dükkanının önünden geçerken gördüğüm bandana tarzı kumaş ve gördüğünüz renkteki keçeyi kullandım. Kumaş sentetik olduğu için oldukça fazla uğraşmam gerekti liflerin içine geçmesi için.






Buraya kadar daha önceki paylaşımlarda anlattığım işlemleri tekrar ettim. Üst kısmını keserek kalıbı çıkardım içinden, para çantasını ters çevirip içinin de iyice keçeleşmesini sağlamak için kah tırtıklı yüzeye sürttüm, kah havluya sarıp rulo yapıp hamur açma hareketini yaptım.

Sonrasında iç kısmının fermuara yakın yerlerine fuşya renkli bir şerit oluşturmak fikri geldi aklıma. Para kesesi yeterince keçeleştiği için ıslak keçe yöntemiyle yeni keçe eklemek çok zor olacaktı. Bu nedenle ben de iğneleme tekniğini kullanmaya karar verdim.


Altlık olarak sünger veya fotoğrafta gördüğünüz fırça kullanılıyor. Uç kısımları tırtıklı çok ince keçe iğneleri keçeleşme işleminin gerçekleşmesini sağlıyor. Bu yüzden (iç taraftan) yapılan iğneleme yönteminin dış taraftan görünüşü ise şöyle :


Bu görüntü ve yumuşak doku da kabul edilebilir ancak onu farklı bir projeye bırakarak dışarıdan da iğnelemeye devam ettim. Burda önemli nokta ise iki katı birbirinden ayırarak iğneleme yapmak. Yoksa iki kat da birbirine kaynaşarak açılmayacak hale gelir.


Hoş bi' desen oluştu dış tarafta.




Ancak şunu belirtmeliyim, kalıbım pek kullanışlı değildi, gördüğünüz üzere deforme olduğundan para çantası da düzgün olmadı.
Kendime not: Daha stabil ama esnek bir kalıp bulmalısın !

Sağlıcakla kalın,

Sevgiler

21 Ekim 2016 Cuma

Merhaba canlar, keçe ile ilgili paylaşımlara biraz ara veriyorum ve geçen sene merak saldığım farklı bir hobi ile karşınızdayım: Minyatür Bahçeler !

Son zamanda oldukça revaçta olan minyatür bahçeleri isteyen herkes kendi evinde oluşturarak dekorasyonunu biraz olsun hareketlendirebilir. Bahçeli bir evde oturuyorsanız ilkbahar-yaz dönemlerinde bahçenizin bir köşesini bu tarz bir evle güzelleştirebilirsiniz.

Ben apartman dairesinde oturduğum için yaklaşık 25 cm çapında bir sepet kullanarak iç mekan için bir çalışma yaptım. Bahçenizi nasıl ve ne ile yapmak istiyorsanız ihtiyacınız olan malzemeler onlar. Ama illaki bir kabınızın (saksı, cam fanus, sepet vb.), kabın içine dolduracak çakıl ve torf toprağınızın, toprağa ekilecek minik bitkilerinizin olması gerekiyor. Bunların haricinde minik masa ve sandalyeler, kilden yapılarak boyanmış diğer bahçe ekipmanlarını da kullanabilirsiniz.



Yukarıda benim dememi görüyosunuz. Kötü haber yapım aşamalarını ayrıntılı olarak çekmemişim. O sebeple görsel olarak değil kelimelerle anlatmaya çalışcam.


Öncelikle sepetin tabanına sızdırmazlığı sağlamak için poşet serdim. Bauhaus gibi yapı marketlerde kalın naylonu dikili olarak satılanları da var. Sonra üzerine torf toprağı serdim. Biraz sıkıştırıp tekrar toprak koymak sonradan gerçekleşecek çökmeleri bir nebze olsun azaltacaktır. Daha önceden aldığım bonzai ağacı kabından çıkararak istediğim bir kenarına diktim. Sonbahar mevsiminde bulması daha kolay olan yosunları bir göl kenarından topladım, bir-iki gece balkonda beklettim ki börtüsü böceği varsa uçsun gitsin. Sonrasında çimen kaplı olmasını istediğim yerlere yerleştirdim yosunları. Dileyenler hazır kuru osun da alabilirler. Vay efendim soldu, öldü derdi de olmaz, her daim yemyeşil dururlar. Ne zaman deniz kenarına gitsem sahilden taş toplarım. Bu taşların bir kısmı ile patika yol yaptım. Gelelim evimize. Evin esas iç malzemesi balsa denilen hafif kolay kesilebilen bir tahta türünden. Bu malzemeyi de Bauhaus'un ahşap çıta satılan bölümünden aldım. Maket bıçağı ile keserek dört duvar ve çatısını silikon tabancası ile birleştirdim. Duvar kaplamalarını söğüt dallarını uzunlamasına ikiye bölüp yapıştırarak yaptım.







Çatı kaplaması için iki farklı malzeme denedim. Birincisini sonbaharda dış kabuğunu döken bir ağaçtan topladığım kabuklarla denedim. Evi fazla kapattığını düşünerek ikinci yolu denedim. İkincisinde ise yumurta kolilerinden kestiğim parçaları kırmızı akrilik boyayla boyayarak gerçek çatıya daha yakın bir görüntü elde ettim. Sonuç gördüğünüz gibi :)





Buraya kadarki kısım gayet iyi devam ediyo da, iş asıl bundan sonra başlıyo. Sonuçta canlı bitkileri kullanarak bir bahçe yaptık, canlı şekilde de tutmak gerek. Benim bahçemin sonu şu şekilde oldu: Bonsai ağacım kurudu, yosunlarım öldü, yerdeki bitkim de bir süre sonra kurudu :(  Bu üzücü tabloyla karşılaşmamak için yer bitkisi olarak arapsaçını kullanın, son derece arsız bir bitki ben bile kurutamadım başka bir işte. Yosun kullanacaksanız kurutumuş hazır yosunları kullanın. Kullandığınız bitkileri ne sıklıkla sulamanız gerektiğini satın alırken öğrenin. Aşağıda internetten bulduğum başka örnekler de var.


                                        Bir başka sepet uygulaması.
Büyük boy fincanı bile minyatür bir bahçeye çevirerek çalışma masanızı şenlendirebilirsiniz. Tekdüze bir bitkidense, daha cazip, ne dersiniz?





Farklı minyatür mobilyaların kullanıldığı bahçeler.

Yapabilecekleriniz, her zamanki gibi, hayal gücünüzle sınırlı! 
Sevgiyle kalın,
Son Yaz

19 Eylül 2016 Pazartesi

Geçmiş Kurban Bayramınız kutlu olsun! Veya bu yazıyı okuduğunuz gününüz :) Uzun bayram tatilinden sonra fotoğraflarını ancak derleyebildiğim bir deneyle burdayım. Her ne kadar hayallerimde bu kış kullanabileceğim bir boyunluk-şal yapmak olsa da, ortaya çıkan şeyle ne yapacağıma karar veremediğim için adını deney koydum. Keçenin boyutunun küçüldüğünü bilmeme rağmen denk gelmedi.
 Son ürünle başlayıp tersten gidiyim.


Elde etmek istediğim ise şöyle bişeydi:


Deneyimin malzeme ve materyalleri, önceki paylaşımlardaki standart malzemeler. İlave olarak ise Nuno-felting deneyi olduğu için bir kaç farklı renkte kumaş, yıllar önce alıp artık kullanmadığım dantelli bir saç bandı. Youtube'da izlediğim videolarda hep ipek şifon, tülbent veya gazlı bez türü kumaşlar kullanmışlar. İpek şifon dediğim kumaşın metresi 90 TL olunca, Bursa Kumaş Pazarcının 25 TL'ye sattığı kumaşın gerçek ipek şifon olduğuna inanmış gibi yaptım. Evde dayanamadım ve bir parçasını yaktım, tabii ki sentetik olduğunu hemen belli etti. Denemekten ne çıkar?



Kalıbımın uzunluğu 1 m, genişliği 45 cm kadar. Kalıp dediğim hep kullandığım tırtıklı raf örtüsü. Önce sınırlarını oluşturdum.
Daha sonra çerçevenin içine belli belirsiz kalınlıkta keçe fiberleri döşedim. Burası şalın iç kısımları olacak. Dışa gelecek katmanı en son yaptığım katman olacak.


İlk döşediğim keçeleri sabitleyip üst katmanlarda daha rahat çalışmak için soğuk su-sabun karışımıyla ıslatıp suyun liflerin arasına doğru nüfuz etmesi için üzerine bir tül serip süngerle bastırıp kaldırdım. Fotoğraftaki su yetmediği için çok daha fazla su ilave ettim sonradan.
(Bu noktada üzerine serdiğim tülün son derece hayat kurtarıcı bir malzeme olduğunu söylemeden geçemicem. Bu yabancılar da her şeyi abartıyo, tülsüz de olur bu iş dediğim noktada bütün keçe lifleri elime yapıştıktan sonra, önemini daha iyi kavradım. )
Üzerine serdiğim tülü kaldırıp sonraki işlemlere devam ettim.

Kumaşların ve keçelerin yerleşimi tamamen spontane. Önceden eskiz çizenler de var ama ben çok sık fikir değiştirdiğim için o an hoşuma giden şekilde yapmak istedim.

Kumaşı ikiye katladım ki uç kısımları dışarıda kalıp ileriki zamanlarda sökülmesin. Sonra da ıslattım ki kumaş söz dinlesin. Burda önemli olan nokta kumaşın kumaşa değdiği her yere keçe lifi koymak. Çok fazla koymanıza gerek yok, iki kat kumaşın kaynaşmasını sağlayacak bir fiske keçe yeterli olacaktır. Yani iki kat kumaşın arasına bir miktar keçe koydum.

Sonra birden fırfır yapmaya karar verdim.  Bunun için fırfır katlarının arasına da keçe yerleştirdim.






Kumaş kıvrımlarının arasına, sökülmesin diye bütün kenarlarına, ve ince gördüğüm diğer yerlere birer fiske keçe koydum. Keçeler kumaşla aynı renk de olabilir, kontrast yaratmak için farklı bir renk de seçebilirsiniz. Tamamen sizin zevkinize kalmış. Ben sonradan az miktar hardal sarısı ekledim bazı yerlerine.


Şimdiye kadar olan kısım üç saatimi aldı. Ufak molalarla beraber tabi. 
Yerleştirme işlemi bittikten sonra avucumun içiyle fazla bastırmadan dairesel hareketlerle keçeleme işlemine başladım. Nuno felting işlemi yaptığım için öncelikli hedefim keçe liflerinin kumaş içine geçmesiydi. Bunun için oda sıcaklığında sabunlu su kullandım. Önceki paylaşımlarda görülen tahta el masaj aletiyle de bir süre devam ettim.  Bu iş için internetteki videolarda kullanılan parke zımpara makinesinden almayı düşünürken  parlak bir fikir geldi aklıma. Evdeki elektrikli masaj aletini kullandım. Hareketse hareket, titreşimse titreşim. Ancak alet dairesel hareketlerle döndüğü için deneyimin şeklini şemalini bozdu. Islak ortamda çalıştığım için de her yere su sıçrattı. Sonuç olarak deneyimin üzerine köpürcüklü paket naylonu kapattım ve onun da üzerine sineklik telini (ıslatırken kullandığım tül) kapattım ki köpürcüklü naylon dairesel hareketten etkilenmesin. Bu malzemeler hırdavatçılarda veya yapı marketlerde mevcut. Sonuç çok da güzel oldu. Masaj aletine rağmen yine bir iki saate yakın keçeledim.

Zaman zaman yaptığım kontrollerde alttaki keçelerin kumaşın içine geçtiğini gördüğümde, sıcak suyla ilgili işlemlere geçtim. Ne ki bu işlemler:) Şöyleki, Bi iki daka kaynar su dolu kapta beklettim, bir kaç dakika soğuk su dolu kapta. iki kere tekrarladıktan sonra sıcakken tekrar masanın üzerine alıp rulo halinde sararak hamur açar gibi beş-on dakika yuvarladım. Tekrar sıcak-soğuk işlemi. Elimin içinde ovuşturdum felan. Attım tezgaha, tuttum bi daha attım. 

Sona yaklaşıyoruz. İyice duruladıktan sonra buharlı ütüyle son bi kez kıvrışan yerlerini açarak ütüledim. 

VEEE karşınızda boyu boynuma uymayan boyunluk :D :D



Bu fotoğraf da ilk ölçü ve son ölçünün anlaşılması için. Boydan 20 cm, enden de 15 cm civarı bir çekme olmuş. Başlangıç boyu 1 m. 

Yapması, anlatmasından daha kolay emin olun:) Youtube'da faydalandığım videoların linklerini sonraki paylaşıma sakladım.

Sevgiyle kalın

9 Eylül 2016 Cuma

Keçe işlerine son hız devam! Her ne kadar çokça inceleyip az ürün çıkarabilcem de, her bir işim öncekiden daha düzgün oluyo. Vee karşınızda son eserim :D



Gelelim nasıl yaptığıma. Pek fazla bir malzeme kullanmadım yaparken. Ana malzeme her zamanki gibi keçe! Üzerindeki mor kısımlar ise yıllar önce alıp, artık kullanmadığım boncuk işli bir saç bandı. Bu saç bandını burda değerlendireceğim kimin aklına gelirdi?




Diğer malzemeler ise her keçe işinde olduğu gibi bir kalıp, sabunlu su, bulaşık eldiveni ve tırtıklı bir yüzey.





Malzemeler tamamsa başlıyoruz. Tırtıklı veya pürüzlü yüzey olarak ben pazardan aldığım şeffaf raf örtülerini kullanıyorum. Bu yüzeyin üstüne kalıbı koyup ( kalıbı istediğiniz çanta boyutundan bir kaç cm daha büyük hazırlamayı unutmayın), parça parça çekerek kopardığım keçelerle kenarlardan taşacak şekilde bütün yüzeyi kapladım. (Projeniz üzerinde çalışırken keçe ile kaplanmamış boşluklar fark ederseniz daha sonra da keçe ekleyerek ufak rötuşlar yapabilirsiniz.) Kapladığım yüzeyi soğuk sabunlu su ile ıslatıp üzerine bir tül örtüp bastırarak her tarafının ıslanmasını sağladım. Tülü kaldırıp, saç bandını keserek çantada istediğim yere yerleştirdim. Mor işlemelerin altında ve üzerinde kalan organze tül gibi olan kısımlarının üzerine çok ince siyah keçe koydum ki işlemler sonucunda iyice keçeleşerek birleşsin. 
Bu arada önemli bir not düşmek isterim. Keçe lifleri birbirinin içine geçerken dizdiğiniz yönde çekme (keçeleşme) olur. Bu nedenle eşit bir şekilde çekmenin olması için, lifleri her yönde dizmek gerekir. Aksi halde dikdörtgen isterken bir yamuk elde edebilirsiniz.

Islak keçenin üzerine saç bandının yerleştirilmiş hali.



Evet bu bir el masaj aleti. Bazı aletleri icat edenler nerelerde kullanıldığını bilseler ağlarlardı. Bazı videolarda pare zımpara makinesinin kullanıldığını gördüm ama daha denemedim. Gelecekte büyük işler yapmaya başlarsam edincem bir adet. Ne diyodum, bu masaj aleti tırtıklı yüzeyi ile keçeleşme ve nuno felting sürecini başlatmış oluyor. Keçe liflerinin Organze kumaş içine geçmesini istediğim için, yani nuno-felting sürecinin gerçekleşmesini istediğim için ilk aşamada sadece oda sıcaklığında sabunlu su kullandım.

Bir müddet (5 dakika kadar) bu yüzeyde çalıştıktan sonra kalıpla beraber ters çevirip ön yüzeyden dışarı taşan keçeleri arka tarafa doğru kıvırıp arka yüzeyi de keçe ile kaplayarak ıslatıp ovalamaya devam ettim.

Keçe liflerinin birbirinin içine geçtiğini ovma işlemi sırasında hissediyosunuz. Daha katı bir hal alıyor. Süre vermek çok doğru olmayabilir ama  15-20 dakika ilk ovma işlemi için yeterli olabilir. Sonuçta ilk amacımız keçenin kumaşın içine geçmesi. Ara sıra kaldırıp ışığa tutarsanız keçe liflerinin kumaşa geçip geçmediğini kontrol edebilirsiniz. 40-45 dakika kadar sonra pürüzlü ve esnek bir plastiğe sararak her yöne doğru hamur açma hareketiyle keçeleşme işlemine devam ettim. Her köşesinden sarıp eşit yapmak, çantanın şeklini korumak açısından önemli.

 Nuno-felting işlemi gerçekleştikten sonra liflerin iyice sıkılaşması için önce kaynar suya, sonra soğuk suya sonra tekrar kaynar suya olmak üzere bir kaç kez şok tedavisi uyguladım :P Yeterince katılaşmadıysa bir miktar daha plastiğe veya havluya sararak her yönden eşit olarak hamur açma işlemini tekrarlayın. Soğuk suya atın, sıcak suya atın, doğduğuna pişman edin.

Ben bir gün kuruttum çantayı, baktım ki yeterince keçeleşmemiş, tekrar sıcak suyla ıslatarak işleme devam ettim. Son olarak aç-kapa düğmesini (bildiğimiz düğme üzerini keçe ile sararak keçeleştirme işlemleri ile) yaparak üzerini boncuk işledim.

Veeee işte sonuç!


Anlatması yapmasından daha uzun sürdü sanki :D, sevgiyle kalın

22 Ağustos 2016 Pazartesi

Uzun bir aradan sonra tekrar merhaba, karışık gündemden sıyrılıp nefes alabildiğim aktiviteleri yaparak ruh sağlığımı korumaya çalışıyorum.
Son birkaç aydır merak saldığım ıslak teknikle yün keçeden (ingilizcesi: wet felting) bir şeyler yapmanın püf noktalarından ve malzemelerinden bahsetmek isterim. Yün keçe ile yapabilecekleriniz sadece sizin hayal gücünüzle sınırlı. Tek başına yün keçe kullanabileceğiniz gibi; şifon, ipek şifon (oldukça pahalı bir kumaş!), organze ve yün iplikler kullanarak harika tasarımlar yaratabilirsiniz. Kumaşlarla beraber yün keçe kullanımına nuno felting deniyor. Türkçesinin olduğundan emin değilim. (Nuno Japonca'da kumaş demekmiş ismi ordan geliyor-ilave bilgi).

Kaynak: http://feltinelli.blogspot.com.tr/

Yukarıdaki elbise keçe ve kumaşın birleşimi için güzel bir örnek. İşin enteresan tarafı hiç dikiş kullanılmadan yapılabilmesi.

 Öncelikle ana malzememiz yün keçe. Eminim bundan yıllar önce yün keçe bulmak memlekette çok kolaydır ancak ben internette hobi sitelerinde satılan 50gr'lık minik paketler haricinde hiç bi yerde satışını bulamadım. Dolayısıyla onlardan alıp kullandım ilk denemelerimde. Renkler de çeşitli olmasına rağmen yine de istediğiniz rengi bulamıyorsanız evde kendiniz yünü boyayarak istediğiniz rengi elde edebilirsiniz.


Bunlar bahsettiğim 50gr'lık yünler. Küçük ve ilk projeler için yeterli oluyor. 

İkinci olarak yapmak isteğiniz projenin bir kalıbının olması gerekiyor. Be çanta yapmak için kargo paketinden çıkan iri baloncuklu naylonu kullandım. Hem şeklini kaybetmeyen, hem de eğilip bükülebilen ve suda bozunmayan her malzeme kalıp olarak kullanılabilir. 
Keçeleşme işlemi sırasında lifler birbirine iyice geçip, dokusu daha sıkı bir hal aldığı için başladığınız boyutla son boyut arasında bir fark oluyor. Bu nedenle kalıbınızı istediğiniz boyuttan biraz daha büyük kesmenizde fayda var. Son yaptığım çantada sağdan soldan 2-3 cm kadar çekme oldu. Bu standart bir değer değildir, kullandığınız yün keçeye ve keçeleştirme işleminin süresine göre değişebilir.

Üçüncü olarak kalıp veya sıvı sabun ve  camsil tabancasına ihtiyaç var. Kalıbın üzerine serdiğimiz yün keçe liflerini bu sabunlu su ile ıslatıcaz. Yaptığımız projeye göre su sıcak veya soğuk olacak. (Keçeyi kumaşla birleştirmeyecekseniz yani sadece ıslak keçe tekniğini kullanacaksanız sıcak su, nuno felting tekniğini kullanacaksanız ilk aşamada soğuk su kullanmanız gerekir).

Kalıbı ayarladık, üstüne keçeleri serdik, sabunlu su ile ıslattık, bir süre elimizle ovduktan sonra rulo halinde sarıp oklavayla yufka açar gibi yuvarlıcaz. İnternetteki videolarda bunun için farklı malzemeler kullanıyolar, ben bazen havluya sardım, bazen buble-wrap dedikleri hepimizin beyaz eşya eve geldikten sonra patlatmaya doyamadığı baloncuklu ambalajla sarıp yuvarladım. Bu işlemlerin detaylarını sonraki paylaşımlara bıraktım.

Son olarak projemiz istediğimiz boyuta ve sıkılığa geldiğinde içine koyup sabunu nötralize edebileceğimiz bir kap ve beyaz sirkeye ihtiyacımız olacak. Marketlerde temizlik sirkesi deyu satılıyor beyaz sirke. Az biraz (10-15 dakika) beyaz sirkede beklettiğimiz projemizi durulayıp kurumaya bırakabiliriz artık.

Her bir aşamayı daha detaylı olarak, belki videolarla sonraki paylaşımlarımda anlatıcam,

Sevgiyle kalın,

SonYaz




13 Haziran 2016 Pazartesi

Kına Hediyeliği Kaftanlar

Ne zamandır tasarımla ilgili bir blog açmayı düşünüyordum, kısmet bugüneymiş:) İlk paylaşımım kendi kına gecemde dağıttığım hediyelikler üzerine. Her biri el emeği gözlerimin nuru. Benzer bir fikri 10marifet sitesinde görmüştüm, ancak  kendimden kattıklarımla artık kendi tasarımım haline geldiğini düşünüyorum. Buyrun fotoğraflarına,



Bunlar modellerden bazıları. Esas gövde için çok malzeme denedim, kartonu veya plastiği kumaşla kaplamak çok zor ve zahmetli geldiği için, direkt kalın keçeyi esas gövde olarak kullandım. Öncesinde bir adet karton kalıp oluşturdum.
   Sonra gövde olacak kalın keçeyi bu kalıplara göre kestim.

   Sonrasında da ince keçelerden keserek, bulabildiğim bütün malzemelerle süslemelerini tamamladım. Çubuğunu söylemeyi unuttum, kalın keçeyi iki kat olarak önlü arkalı yapıştırdım gövde için, yapıştırmadan önce de araya adana kebap yapılan şiş çubuklarından koydum.

   Bazı kaftanları döşemelik kalın kumaşla kapladım. Keçe hadi neyse iplik atma derdi yok ancak döşemelik kumaş öyle mi, saç baş yoldurttu yolunu bulana kadar. Silikon tabancası denedim, sıcak olduğu için ıslakmış gibi gösterdi. Başka yapıştırıcılar da öyle. En sonunda vazgeçecekken çok büyük bir yardımcı keşfettim. Soğuk silikon!! Yukarıdaki fotoğrafta gördüğünüz şişenin içindeki mucizevi madde :)) Onun sayesinde iplikler atmadı ve daha uzun ömürlü bir hediyelik olmuş oldu.
Bu işi yaparken hakkaten çok deneme yaptım ancak kolayını bulduktan sonra gerisi hızlı ilerledi. Keçeleri keserken veya kurdele yapıştırırken yardımcı olan kardeşlerimin ve arkadaşlarımın sayesinde tabiki :)   
Düğün mevsimindeyiz, umarım gelin adaylarına ilham olur,

Sevgiler